Seröz Otit

Seröz Otit
Kulak Cerrahisi
Prof. Dr. Burhan DADAŞ

Efüzyonlu otitis medianın ve efüzyonlu otitis media hakkında bilgilenmenin önemi nedir?

Efüzyonlu otitis media, büyük oranda çocukluk çağında (süt çocukluğu ve oyun çocukluğu döneminde) görülen bir hastalıktır. Çocukluk çağında akut otitis mediadan sonra en sık rastlanılan kulak hastalığı efüzyonlu otitis mediadır. En büyük önemi, çocukluk çağında görülen işitme azlığı nedenlerinin birincisi olmasıdır. Çocuklar konuşmayı öğrenmek için işitmeye gereksinim duyduklarından, yaşamın ilk dönemlerinde oluşan bu işitme kaybı konuşmanın da gecikmesine ya da bozulmasına yol açar. İkinci olarak efüzyonlu otitis media sessiz seyreden bir hastalıktır. Özellikle rutin kontrol muayeneleri yapılmayan çocuklarda işitme kaybı ortaya çıkana dek aileyi uyaracak belirtiler siliktir. Hatta işitme kaybı oluştuğunda da bunun “dikkat eksikliği” olarak yorumlanması oldukça sıktır. Ailenin efüzyonlu otitis media ile ilgili bilgisinin olması hastalığın fark edilmesini kolaylaştırır. Üçüncü olarak efüzyonlu otitis medianın tedavisinde şu an için yoruma açık pek çok ikilem vardır. Bu nedenle hekim ideal tedavi planını belirlemekte ailenin – ve anlayacak yaşta ise hastanın- işbirliğine herhangi bir hastalıktan daha çok gereksinim duyar. Ayrıca efüzyonlu otitis medianın tedavisinde takip önemli bir yer tutar, bu durumda anne-babada oluşabilecek “bir şey yapmadan duruyor olmak” hissi ile ilgili kaygılar hastalık hakkında bilgilendikçe azalacaktır..

Efüzyonlu otitis medianın belirtileri nelerdir?

Çocukluk çağında efüzyonlu otitis media sessiz bir hastalıktır. Sık görülen belirtileri huzursuzluk, davranış değişikliği, ilerleyen dönemlerde işitme azlığı, konuşmada gecikme ve konuşmanın bozulmasıdır. Efüzyonlu otiti olan çocukların bir kısmında soğuk algınlığı geçirdiği dönemlerde kulak ağrısı olabilir. İşitme azlığı, seslere duyarsızlık, arkasından seslenildiğinde yanıt vermeme ve daha büyük çocuklar için televizyonun sesini açma ya da televizyonu yakından izleme şeklinde kendisini gösterir.

Efüzyonlu otitis media tanısı nasıl konur?

Tanı daha çok rutin muayene sırasında konur. Tanıda otoskopi ya da otoendoskopi (otoskop ya da endoskop ile ışık düşürülerek kulak zarının incelenmesi) ilk aşamadır. Pnömotik otoskop adı verilen, muayene sırasında kulak zarına pozitif ya da negatif basınç uygulamaya olanak veren sistem, tanıya ulaşmayı kolaylaştırır. Otomikroskopi yani kulak zarının mikroskopla incelenmesi de tanı değerini arttırır. Tanı ve takipte sık kullanılan test, kulak kanalından verilen bir ses dalgasının kulak zarında oluşturduğu titreşimin kağıda dökülmesidir. Bu test İmpedansmetri yada Timpanometri adıyla anılır. Ancak Timpanometri normal olduğunda hemen daima orta kulak havalanmasının normal olduğunu göstermesine karşın, kulak zarı hareketlerinin kısıtlılığını gösteren yatık (B tipi) eğrinin her zaman orta kulak boşluğunda bir sıvı varlığını kanıtlamadığı akılda tutulmalıdır.

Kulak (ventilasyon) tüpü nedir? Tüp takılmasının amacı nedir? Nasıl işlev görür?

Ventilasyon tüpleri teflon, silastik, altın gibi vücudun reaksiyon göstermeyeceği (inert) maddelerden yapılmış, ortalarında kulağa havanın gireceği bir delik bulunan ve ön ve arkası daha geniş düzenlenmiş olan küçük (1-2 mm çapında) silindirlerdir. Tüp takılmasının nedeni, kulak zarının çizerek orta kulakta varolan sıvının çekilmesinden 48-72 saat sonra kulak zarının kendi kendini onarması ve kısa zaman içinde efüzyonun tekrar oluşmasıdır.Tüp takılmasını takiben işitme hemen hastalık öncesi döneme dönmekte, orta kulakta CO2 miktarı azalmakta, O2 miktarı artmakta ve CO2 ve O2 düzeyleri normale dönmekte, ilerleyen dönemlerde orta kulak mukozasında oluşan değişiklikler tümüyle geri dönmekte ve salgı normalleşmektedir. Tüp takılmasının temel amaçları işitmenin normale dönmesini sağlamak, kalıcı işitme kayıplarından çocuğu korumak ve konuşma sorunlarının ortaya çıkmasını engellemektir. Tüp takılması tedavi edici olmaktan çok koruyucu bir girişim olarak düşünülmelidir. Çünkü izlemi 3 aydan daha fazla uzattığımızda efüzyonların bir kısmı daha da kendi kendine iyileşecektir. Ancak tüp takılması gerek işitme kaybının uzaması ve buna bağlı olası konuşma sorunlarının gelişmesinin engellenmesini, gerekse efüzyonlu otitis media seyri sırasında nadiren oluşabilen iç kulak tipi kalıcı işitme kayıplarının ortaya çıkmasının ve kulak zarında atrofi (incelme), çökme cebi, kulak zarının tümüyle çökmesi gibi yapısal bozuklukların gelişmesinin engellenmesini amaçlamaktadır. Tüm ülkelerde ventilasyon tüpü yaygın olarak kullanılmaya başladıktan sonra çocukluklarını geçiren erişkinlerde, ventilasyon tüpü takılması yaygınlaşmadan önceki dönemde çocukluklarını geçiren erişkinlere oranla kulak hastalıkları sıklığında belirgin azalma gözlenmiştir.

Ventilasyon tüpleri nasıl takılır?

Erişkinlerde muayene odasında lokal anestezi ile kolayca uygulanan bir işlem olmasına karşın, çocuklarda genel anestezi ile takılır. Bu halde tüp takılması ameliyathanede ve bir anestezi uzmanı çocuğu uyutmuş ve monitörize etmişken yapılır. Anestezi süresi yaklaşık 5 ila 10 dakikadır. Dışarıdan herhangi bir kesi yapılmaksızın kulak kanalı açıklığından kulak zarına ulaşılır ve küçük bir kesik ile delik açılır, genellikle varolan sıvı aspiratör ile çekilir ve ventilasyon tüpü bu deliğe yerleştirilir. İki saat sonra hastaneden çıkılabilir. Üç aylıktan küçük çocuklar ve kalp ve akciğer hastalıkları ya da serebral palsi gibi kronik sorunları olan çocuklar bir gece hastanede kalabilir.

Kulağında tüp olan çocuk ne yapmalıdır?

Çocuklar tüpü hissetmezler ve herhangi bir ağrı duymazlar. Ancak ventilasyon tüpü olan çocuklar yüzme ve banyo sırasında kulaklarını sudan korumalıdırlar. Bunun için vazelinli pamuk ya da kulak tıkaçları kullanılabilir. Perth/Avusturalya ya da Atlantik Kıyısı/A.B.D. gibi yüzmenin halkın yaşamının bir parçası olduğu bölgelerde yüzme sırasında kulağı korumak yerine yüzme sonrası antibiyotikli damla kullanmak gibi seçenekler de gündeme gelmektedir.

Tüp ne zaman ve nasıl çıkar?

Ventilasyon tüpleri ortalama 6-8 ay sonra kulak zarından atılarak kulak kanalına düşerler. Tüp takılmasından sonra aylık ya da iki aylık aralıklarla yapılan takipler sırasında tüpün atıldığı görülür ve genellikle hekim tarafından kulak kanalından alınır. Bazen kendiliğinden kulak kanalından düşer. Tüp takıldıktan iki yıl sonra halen kulak zarında kalan tüpler hekim tarafından alınır. Bu işlem eğer çocuğun yaşı küçükse anestezi ile ameliyathanede, büyükse muayene odasında gerçekleştirilir.

Tüp atıldıktan sonra hastalık tekrar eder mi?

Edebilir. Bir kez ventilasyon tüpü takılması çocukların % 90′ı için tedavi edici olur ve eğer daha sonra orta kulakta sıvı görülse bile ilaç tedavisi ile iyileşir. Ancak çocukların % 10′unda tekrar tüp uygulamak gerekli olur. İlk tüp takıldığında iki yaşın altında olan çocuklar için bu oran % 25′e yükselmektedir. İkinci kez tüp uygulamanın gerekli olduğu çocuklar sıklıkla sekiz yaşına dek tekrarlayan tüp takılması girişimlerine gereksinim duyarlar. Bu nedenle bu çocuklara ikinci kez kulak zarında kalma süresi daha uzun olan “T tüp” takılabilir.

üzyonlu orta kulak iltihabı seröz veya mukoid bir sıvının orta kulakta 3 aydan daha uzun süre alamsıdır.gelişmiş ülkelerde çocuklarda en önemli işitme kaybı nedenidir ve 2-5 yaş arası pik yapmaktadır.Normal kulakta orta kulak mokuzası devamlı sıvı salgılar ve bu sıvı östaki tüpü aracılığıyla genizeatılır. Bu sıvınınfazla salgılanması veya atılmasındaki herhangi bir problem bu sıvının orta kulakta birikmesine yolçarak effüzyonlu orta kulak iltihabına yolaçar.

Geçirilen akut orta kulak iltihabı hemsıvı salınımını artırarak hemde boşalımını azaltarak effüzyona yol açar. Östaki tüpündeki herhangi nedenle ortaya çıkan fonksiyon bozukluğuda (genizeti) effüzyona yoö açabilmektedir.Effüzyonlu orta kulak iltihabı şikayet yaratmayıp tesadüfen muayene sırasında görülebilir. En önemli şikayet işitme kaybıdır.İleri yaştaki çocuklar işitme kaybından şikayetci olsada genellikle ebeveynler, öğretmenler ve bakıcılar ilk olarak farkına varırlar. Küçük çocuklarda tek belirti konuşmanın gecikmesi veya davranış bozukluğu olabilir. Bir diğer bulgu kulakta tıkanma hissidir, bu durumda küçük çocuklarda kulakları ile oynama belirtisi olur. Muayenede hareketi azalmış mat gri ve sarı renkli kulak zarı izlenir. Bazende hava-sıvı seviyesi veya küçük hava kabarcıkları görülebilir.

Tedavide ,ilk basamak ilaç tedavisidir. Bu amaçla antibiyotikler, kortizon. dekonjestanlar,antihistamnikler kullanılır. İlaç tedavisi sonrası hastanın muayenesi ve timpanometrisi yapılarak tedaviye yanıt gözlemlenir. Ayrıca buna neden olan genizeti gibi diğer problemler araştırılır. Tedaviye yanıt yok ise cerrahi tedavi düşünülmelidir.Cerrahi tedavi olarak eğer neden olan genizeti varsa bunun alınması ve kulağın havalanmasını sağlayacak tüplerin kulak zarına takılmasıdır. Bu tüpler kısa süreli tüpler(Grommet) 12 aya kadar zarda kalırlar, uzun süreli tüpler (T-tüp) birkaç yıl kalırlar.